Fotoğrafta Kompozisyon

작년

image.png

Fotoğrafta kompozisyon konusuna geçmeden önce, “kompozisyon” teriminin kelime anlamını açıklayalım. Kompozisyonu; farklı parçaları, bir düzen hâlinde ve dengeli bir şekilde, organize bir bütün oluşturma olarak tanımlayabiliriz. Fotoğrafçılıkta veya fotoğrafta kompozisyonu ise; kadrajınıza giren objeleri göze hoş gelecek şekilde seçme, yerleştirme ve düzenleme olarak açıklayabiliriz. Kompozisyonda amaç -temelde- izleyicinin yani fotoğrafınıza bakan kişinin beğenisini kazanmaktır. Bu yazımda, fotoğraflarınızdaki görsel anlatımınıza katkı sağlayacak, izleyicide güzel algılar yaratacak başlıca kompozisyon kurallarından bahsedeceğim.

Fotoğrafta kompozisyondan bahsederken, aktif ve pasif düzenlemeden söz etmeden geçmek olmaz. Peki nedir bunlar? Aktif düzenleme, fotoğrafı çeken fotoğrafçının konuyu oluştururken inisiyatif kullanması, konuya müdahil olarak çektiği fotoğraf ile ilgili kararları almasıdır. Model ve portre çekimlerinde bu tekniği daha çok kullanmanız gerekir. Pasif düzenleme ise fotoğrafçının, sokak fotoğrafçılığında olduğu gibi, konuyu oluştururken konuya hiçbir şekilde müdahalesinin olmadığı, pasif konumda olduğu düzenleme biçimi olarak açıklanabilir.

image.png

Bir diğer temel konumuz da Açık ve Kapalı Kompozisyon kavramıdır. Fotoğraf çerçevesinde fotoğrafı çeken fotoğrafçının bazen bilinçli bazen de istem dışı olarak oluşturduğu konu veya imgenin, fotoğraf yüzeyinin dışına taşması ya da dışında sonlanması Açık Kompozisyon, bunun tam tersi olarak, fotoğrafçının konuyu veya eylemi fotoğraf çerçevesi içinde sonlandırarak izleyiciye herhangi bir yorum açıklığı bırakmamasına da Kapalı Kompozisyon tanımı yapılmaktadır.

Fotoğrafta Kompozisyon Öğeleri – Yapısal Öğeler

Konuyu daha fazla uzatmadan, fotoğrafımızdaki etkiyi güçlendirecek, izleyicide ilgiyi arttıracak temel kompozisyon öğelerinden bahsedelim:

Nokta
Kullanıldığı yere göre küçük ve merkezi niteliği olan daire, leke veya benek olarak görülebilir. İyi kullanıldığı takdirde, fotoğraf yüzeyinde aktif rol oynayabilir. Fotoğraftaki nokta sayısı arttıkça hareket artar. Örneğin, denizin ortasında yalnız bir gemi, karlar üzerinde yürüyen bir insan fotoğrafa dinginlik kattığı gibi, iki ve daha fazla nokta öğe olarak kullanıldığında, izleyicinin gözü bu noktalar arasında gezinme ihtiyacı hissedecektir. Bu noktaları, ileride ayrıntılı olarak bahsedeceğim “ilgi merkez“lerine yerleştirdiğimiz takdirde, söz konusu etki daha da artacaktır.

Çizgiler
Çizgiler kompozisyonda önemli bir rol oynarlar. Fotoğrafta diyagonal çizgiler yön belirtmek için kullanılabilir. Dikeyde veya yatayda kullanılan çizgiler asıl konuya izleyicinin gözünü yönlendirmenin en basit yoludur. Göz fotoğraf yüzeyinde çizgileri takip ederek hareket edecektir. Yatay çizgiler fotoğrafa dinginlik verirken, ufuk çizgisinde olduğu gibi mekanı ve konumu belirtirken, dikey çizgiler hiyerarşik etki yaratabilir. Çapraz ve diyagonal çizgiler de dinamizm ve hareket vurgusu yapacaktır. Özellikle doğada sık karşımıza çıkan kıvrımlı çizgiler ise izleyicinin gözünün bu çizgilere takılmasına ve fotoğraf yüzeyinde dolaşmasına katkı sağlayacaktır.

image.png

Doku
Doku, bir nesnenin, dokunma ve görme duyularıyla algılanabilen fiziksel özelliklerini barındıran temel öğesidir. Doğadaki her nesnenin kendine has yüzey özellikleri yani dokusu bulunmaktadır. Bu dokular nesnelerin karakteristik özellikleri üzerinde belirleyici bir rol oynamaktadır. Ağaç dokusu, kumaş dokusu gibi… Doku, fotoğrafta bakış açımıza ve kullanış biçimimize göre, bazen çok küçük nesnelerden oluşabileceği gibi bazen de oldukça büyük nesnelerin birleşiminden oluşabilir.

Ritim ya da Ritm
Ritim bir çok sanat alanında olduğu gibi fotoğrafta da en temel kompozisyon öğelerinden biri olmuştur. Fotoğrafa konu olarak seçilen nesneyi birden çok sayıda kullanmaktır. Ritmi oluşturan ögelerin düzenli tekrarı, düzensiz tekrarından daha güçlü etki yaratır. Bir ormandaki ağaçların ritmi, tarlada yer alan tarım ürünlerinin ve çalışan işçilerin ritmi, denizde yer alan teknelerin ritmi, bir kent siluetinde oluşan binaların ritmi gibi örnekler verebiliriz. Ritim görüntüye zenginlik katmakla birlikte aynı zamanda doğrultu ve yön gösterme işlevi de görür.

Denge
Fotoğraf yüzeyinde veya çerçevesinde tam ortadan dikey olarak geçtiği var sayılan eksenin sağında ve solunda kalan alanların ağırlık noktasına göre dengelenmesiyle ilgili yapısal bir kompozisyon öğesidir. Kullandığımız diğer tüm kompozisyon öğelerinin kadrajda gereken homojenliği sağlaması ile oluşur. Fotoğrafımızdaki ana obje ile yardımcı objeler arasında, boyut, renk, ton, biçim ve kontrast dengesinin sağlanması anlatımı güçlendirirken fotoğraftaki uyumu, belirginliği ve bütünlüğü sağlayacaktır. Tabi ki amacımız, her zaman, kadrajın solunda bir öğe varsa, aynısını sağa da koymak değil… Simetrik denge olarak niteleyebileceğimiz bu hususun yanında asimetrik denge konusu da önemli bir yer tutmaktadır. Genel olarak, insan gözü asimetrik dengeyi arayacaktır.

image.png

Kontrast (Zıtlık)
Kelime anlamı karşıtlık olarak tanımlayabileceğimiz kontrast kavramı, fotoğraf kadrajında konu, hareket yönü, renk, boyut vb. her türlü özellikte karşımıza çıkabilir. Burada, önemli bir konuya da değinmek gerek: renk kontrastlığı… RGB (kırmızı, yeşil, mavi) renk çemberinde, her renk karşısındaki renk ile kontrast oluşturur. Kırmızı ile yeşil, sarı ile mor, mavi ile turuncu… ve tabi ki siyah ile beyaz… Fotoğrafta bu renk kontrastlığını dengeli bir şekilde kullanmak, çok güzel etkiler katacaktır. Kadrajınızdaki modellerin birbirleriyle ilişkilerinde de zıtlık yaratabilirsiniz: Duran ve hareket eden, farklı iki yöne hareket eden, yaşlı ve genç, mutlu ve üzgün, büyük ve küçük… Aklınıza gelen tüm insani özelliklerimizi kontrast yaratmak amacıyla göz önünde tutmalısınız…

Perspektif
Hepimizin bildiği gibi, fotoğraf, kaydetmek istediğimiz nesne, insan ya da manzaranın, iki boyutlu bir düzlemde ışıkla çizme işlemidir. Ancak, tabi ki, tüm bu saydıklarımız gerçekte üç boyutludur. İşte, fotoğraf yüzeyinde, bu üç boyutu yaratmak için, perspektif özelliğini kullanmalıyız. Perspektifi kullanarak, yapay bir derinlik ve bu sayede üç boyutu yaratabiliriz. Bunun için de farklı teknikleri kullanabiliriz.

Sadelik
Kompozisyondaki öğeleri, en aza indirerek ya da minimalize ederek, ayrıntılarından ve teferruatlarından ayıklama işlemine sadelik diyebiliriz. Sadelik, objenin etkisini artırmak, onu güçlendirmek için karmaşanın kadrajın dışında bırakılmasıdır. İşte bu noktada, dünyaca ünlü Alman Mimar Ludwig Mies van der Rohe‘nin söylediği “Less is more – Az, çoktur” sözü modern sanat döneminde önemli bir yer edinmiştir. Sadeliği sağlamak için, diyafram açıklığı ile yaratacağınız alan derinliğini de kullanabilirsiniz. Konuya yaklaşmak, gereksiz öğeleri kadraj dışında bırakmak da işe yarayacaktır.

Sadelik konusuyla birlikte, yazımın sonunu getirmek istiyorum. Renk, leke, şema/şekil vb. konular da fotoğrafta önemli yer edinirler. Burada, kendimce önemli gördüğüm temel fonksiyonları açıklamaya çalıştım, ancak tabi ki bu özellikler arttırılabilir.

Umarım faydalı bir yazı olmuştur. Konuya ilişkin videomu YouTube “Fotoğraf Ülkesi” kanalımda izleyebilirsiniz. Sitemi ziyaret etmeyi unutmayın.

Işığınız bol olsun, fotoğrafla kalın!

Authors get paid when people like you upvote their post.
If you enjoyed what you read here, create your account today and start earning FREE STEEM!
STEEMKR.COM IS SPONSORED BY
ADVERTISEMENT