Şairler ve Şiirleri Serisi #4 - [Mehmet Akif Ersoy - Zulmü Alkışlayamam]

3년 전

Merhaba arkadaşlar şiirleri anlam bakımından değerlendirdiğim ve şairler hakkında bilgi verdiğim yazı serisine milli şairimiz Mehmet Akif Ersoy ve Zulmü alkışlayamam şiiri ile devam ediyoruz. Serinin daha önceki yazılarını incelemek için bloğumu ziyaret edebilir ve olumlu/olumsuz eleştirilerinizi yorum olarak belitebilirsiniz.

Mehmet Akif Ersoy Kimdir?


Kaynak

Mehmet Akif Ersoy, Buhara'dan göç etmiş bir ailenin kızı olan Emine Şerif Hanım'ın ve Fatih Camisi medrese hocalarından Kosova doğumlu Mehmet Tahir Efendi'nin evliliği sonucu İstanbul'da bulunan Fatih ilçesinin Sarıgüzel mahallesinde 20 Aralık 1873'te dünyaya gelmiştir. Babası tarafından ebced hesabı ile doğduğu tarihe denk gelen Ragif ismi verilmiştir ancak hem arkadaşları hem de annesi tarafından söylemesi zor olduğu için Akif diye çağırılmış ve ismi o şekilde kalmıştır. Öğrenim hayatına ilk olarak Fatih'te bulunan Emir Buhari Mahalle Mektebinde başlamıştır. İki yıl sonra öğrenim hayatına yine aynı okulun 'ilkokul'unda devam etmiştir. Bu dönemde babasından Arapça dersleri almaya başlayan Mehmet Akif ilkokulun ardından orta öğrenimini tamamlamak üzere 1882 yılında Fatih Merkez Rüştiyesinde eğitimine başlamıştır. Bu dönemde Fatih Camii medreselerinde Farsça öğrenmeye de başlayan Mehmet Akif, okulda da Fransızca öğrenmiştir. Dil öğrenmeye çok yatkın bir yapısı vardır ve bu nedenle okulda gördüğü dört farklı dilin tamamında birinci olmuştur. Bu diller Türkçe, Arapça, Fransızca ve Farsçadır.

Rüştiyenin ardından Tarihler 1885'i gösterirken Akif, dönemin en iyi okullarından Mülkiye İdadisine başladı. Burada üç yıl öğrenim aldıktan sonra okulun yüksek öğrenim bölümüne devam etti. Bu sırada önce babasını kaybeden Mehmet Akif yaklaşık bir yıl sonra ise mahallede çıkan büyük bir yangın sonucu Fatih'teki evini kaybetti. Bu talihsizliklerin ardından maddi sıkıntılar yaşamaya başlayan ve okulu bırakmak zorunda kalan Mehmet Akif daha çabuk meslek edinebilmek için yeni açılmış olan Ziraat ve Baytar Mektebine kaydoldu. Baytar Mektebinde Akif dile olan yeteneği dışında iki yeteneğini daha fark etti: spor ve şiir. Bu yıllarda güreşten yüzmeye bir çok spor faaliyetinde bulundu aynı zamanda şiirler yazmaya başladı. 1893 yılında Mektebin Baytarlık bölümünü birinclikle bitirdi ve daha sonraki yıllarda bu mektepte Türkçe öğretmenliği de yapacaktı ve bu sıralarda merak saldığı şiirleri Resmi Gazete'de ve Servet-i Fünun dergisinde yayınlanacaktı.

Osmanlı'yı çok sevmekle birlikte istibdat yönetimini şiddetle reddeden Mehmet Akif, II. Meşrutiyetin de etkisiyle 27 Ağustos 1908'de çıkarılan Sırat-i Müstakim dergisinde baş yazarlık yaptı. 1913 yılında İttihat ve Terakki Cemiyeti'ne katıldı. Cemiyet'in yemin töreninde "emirlere kayısız şartsız itaat edileceğim" bölümünü "iyi ve güzl olan emirlere kayıtsız ve şartsız itaat edeceğim" diyerek değiştirdi ve yeminini öyle etti. Şiirlerinden de anlaşılacağı üzere hiç bir zaman istiklalden taviz vermeyen duruşu gereği Milli Mücadeleye destek verdi ve Balkan Savaşı, Çanakkale Muharebeleri ve Kurtuluş Savaşı'nda çeşitli görevler aldı. 1920'ye gelindiğinde ise Burdur Milletvekili olarak I. Mecliste görev aldı. İstiklal Marşı için şiir yarışmasının yapıldığı tarihte yani 1921'de Ankara'da Tacettin Dergahına yerleşmiş olan Mehmet Akif, yarışmaya 500 liralık ödül gerekçesiyle katılmadı. Daha sonra ise Milli Eğitim Bakanı Hamdullah Suphi Bey'in ricası üzerine yakın arkadaşı Hasan Basri'nin ısrarıyla yarışmaya katıldı. Yazmış olduğu şiir Sırat-ı Müstakim ve Hâkimiyet-i Milliye dergilerinde yayınlandı. Yarışmaya katılan 724 şiir arasından birinci seçilen şiir 12 Mart 1921 tarihinde Milli Marşımız olarak kabul edildi. Yarışmanın ödülünü ise şiirini ithaf ettiği Türk Ordusuna bağışladı.

Cumhuriyetin ilanından sonra dini yönüyle dikkat çektiği ve devrimlere çok da heyecanla sahip çıkmadığı için zorunlu gönüllü bir şekilde Mısır'a gitti. Mehmet Akif'in İslam birliğini savunan ve muhafazakar bir kişilik olduğu herkes tarafından bilinmekle birlikte, karşı çıkacağı/çıkabileceği düşünülen devrimler konusunda herhangi bir faaliyeti ve söylemi yoktur. Mısır'a gidişinin Şapka Kanunu ile aynı döneme denk gelmiş olması Akif'in bu kanuna bir tepki olarak ayrıldığı söylemlerini doğursa da Mısır'dan İstanbul'a döndüğü 17 Haziran 1936 tarihinde Mehmet Akif'in başında şapkası vardı. Ayrıca Mısır'da bulunduğu sürece Kahire'de Türk edebiyatı derslerini okuttu. İstanbul'a vefat etmesine neden olan siroz hastalığının tedavisi için gelmiş olan Milli Şairimiz Mehmet Akif Ersoy aynı yılın Aralık ayının 27'sinde Beyoğlu'nda bulunan Mısır Apartmanında hayata gözlerini yumdu. Şu anda kabri Edirnekapı Şehitliğinde'dir.

Mehmet Akif şiirlerinde aruz ölçüsünü kullanmış ve Türkçe'yi aruz ölçüsüne uyarlayan en başarılı şairlerden birisi olmuştur. Toplum için sanat fikrini benimsemiş ve şiirlerinde İslami etkilerle topluma öğütler vermiştir. Nazımı nesre yaklaştırmakta çok başarılıdır. Bütün şiirlerini yedi bölümden oluşan Safahat adlı eserinde toplayan Mehmet Akif Ersoy İstiklal Marşı'nı Türk Milletine armağan etmiş ve şiiri kendinin değil Türk Milleti'nin bir şiiri olarak kabul ettiği için Safahat'a dahil etmemiştir.

Zulmü Alkışlayamam Şiirinin Anlam Yönünden Tahlili


Kaynak

Zulmü alkışlayamam, zalimi asla sevemem;
Gelenin keyfi için geçmişe kalkıp sövemem.

İnandığı değerleri şiirine çok başarılı bir şekilde aktaran şair zulüm ve zalim karşısındaki tavrını desteklememek ve sevmemek olarak ortaya koymuştur. Zalimin isteği doğrultusunda belki korkudan, belki çıkarı için inandığı değererleri, geçmişini hiçe sayamayacağını açık ve net olarak belirtmiştir.

Biri ecdadıma saldırdımı, hatta boğarım! ...
-Boğamazsın ki!
-Hiç olmazsa yanımdan kovarım.

Atalarına ve geçmişine olan bağlılığını bu mısralarda daha çok vurgulayan şair, zulüm karşısında elinden geleni ve hatta fazlasını göstereceğini karşılıklı konuşma şeklinde canlandırarak söylemiştir.

Üçbuçuk soysuzun ardından zağarlık yapamam;
Hele hak namına haksızlığa ölsem tapamam

Hakk'a olan inancı ve değerleri öne çıkaran bu dizelerde şair, zalim ve taraftarlarına soysuz diye ağır ithamlarda bulunmakta ve Hak adı altında yürütülen haksızlıklara karşı duracağını, gerçek bir müslümanın göstermesi gereken tavrın bu olduğunu kendi nezdinde anlatmıştır.

Doğduğumdan beridir, aşığım istiklale;
Bana hiç tasmalık etmiş değil altın lale!

Bağımsızlığa olan aşkı hepimiz tarafından bilinen şair bunu kendisini doğuştan bir özelliği olarak tanımlamaktadır. Altın lale olarak tabir ettiği şey aslında köpek tasmasıdır. İstikali elinde olmayanları boynunda tasma ile gezen köpekler olarak nitelemiş ve burada ben ile Türk Milletini kast etmiş ve ecdadını da içine katarak 'hiç' vurgusunu da yapmıştır. Geçmişe ve atalarına olan saygısı şairin neredeyse her mısrasında vurgulanmaktadır.

Yumuşak başlı isem, kim dedi uysal koyunum?
Kesilir belki, fakat çekmeye gelmez boyunum!

Efendiliğinin koyun gibi akılsız ve fikirsiz olmasından gelmediğini aslında soru içerisinde cevabı olacak şekilde yöneltmiştir. Burada yine istiklale olan aşkını vurgulayarak bağımsızlık yolunda gerekirse başını feda edebileceğini ve asla boyun eğmeyeceğini anlatmıştır. Aynı şekilde buradan doğruyu canı pahasına söyleyeceği ve zalime boyun eğmeyeceği de anlaşılabilir.

Kanayan bir yara gördüm mü yanar ta ciğerim,
Onu dindirmek için kamçı yerim, çifte yerim!
Adam aldırmada geç git! , diyemem aldırırım.
Çiğnerim, çiğnenirim, hakkı tutar kaldırırım!
Zalimin hasmıyım amma severim mazlumu...
İrticâın şu sizin lehçede ma'nâsı bu mu?

Son mısralarında mazlumun tarafında olduğunu ve yine zulüm karşıtlığını açıkça belirtmiştir. Toplum için sanat anlayışının bir sonucu olarak insanların dertleriyle dertlendiğini ifade etmiş ve aslında toplumun da aynı şekilde olması gerektiğini 'bana ne lazımcılık' anlayışının yanlışlığını vurgulamıştır.



Posted from my blog with SteemPress : http://www.househusband.tk/2018/08/198
Authors get paid when people like you upvote their post.
If you enjoyed what you read here, create your account today and start earning FREE STEEM!
STEEMKR.COM IS SPONSORED BY
ADVERTISEMENT
Sort Order:  trending

Yüreğine sağlık hocam. Harika bir paylaşım daha. Çok teşekkür ederim.

·

Estağfurullah ben teşekkür ederim hocam

Congratulations! This post has been upvoted from the communal account, @minnowsupport, by househusband [Turkish] from the Minnow Support Project. It's a witness project run by aggroed, ausbitbank, teamsteem, someguy123, neoxian, followbtcnews, and netuoso. The goal is to help Steemit grow by supporting Minnows. Please find us at the Peace, Abundance, and Liberty Network (PALnet) Discord Channel. It's a completely public and open space to all members of the Steemit community who voluntarily choose to be there.

If you would like to delegate to the Minnow Support Project you can do so by clicking on the following links: 50SP, 100SP, 250SP, 500SP, 1000SP, 5000SP.
Be sure to leave at least 50SP undelegated on your account.

Bi postayi en son böyle keyifle okuduğumu hatirlamiyorum. Ellerinize saglik

·

Teşekkür ederim