30 Gün Blog Yazısı Yazma Denemesi | 12. Gün | Kitap Listem-2

3년 전
Merhaba arkadaşlar. Bugün arka arkaya blog yazısı yazmamın tam on ikinci günü. Neredeyse iki haftadır düzenli yazıyorum. Başlarda pişman olmuş olsam da şimdi iyi ki böyle bir şeye başlamışım diyorum. Yazdıkça daha kolay ifade eder hâle geliyor insan kendini. Hem daha planlı ve programlı olunca gün daha verimli geçiyormuş gerçekten. Bu defter işi de şu anlık gayet iyi gidiyor.

Dünden bugüne neler oldu peki. İlk kitabıma başladım. Şimdi düşünüyorum da vakit bulamıyorum bahanesi gerçekten benim için çürümüş oldu. İsteyince her şeye vakit bulunuyormuş. Böylece kendime bunu da kanıtlamış oldum. Hem kitap okudum, hem de listeye hangi kitapları eklemek istediğime dair düşündüm bol bol. Eski bir goodreads hesabıma denk geldim. Orada yıllar önce "okuyacağım" rafına ekleyip unutup gittiğim kitaplarımı gördüm. Üzüldüm birazcık ama onları da defterime not ettim, mutlaka sırası gelecek tabi ki.

Şimdi listemin ikinci kitabına geçebilirim.

2- Her Yerden Çok Uzakta, Ursula K. Le Guin

Hep mi biliriz farklı olduğumuzu, yoksa sonradan mı öğreniriz? Hep mi umutsuzuzdur, yoksa her bir denemeden sonra yeniden mi kırılır umudumuz? Ait olmak çağımızın ilacı olmasına rağmen neden bizim üzerimizde etkisini göstermez? Bir biz miyiz sınırlardan bıkan, beklentilerden usanan, yarışlardan hazzetmeyen? Neden hep tüketmeliyiz, neden hep daha çok tüketmeliyiz? Neden marka koleksiyonumuzun her harfi tastamam olmalı?

Tanıtım yazısını okuyup etkilendiğim bir kitaptı; Her Yerden Çok Uzakta. Aslında ilk olarak ismiyle beni etkilemişti. Hani bazı zamanlar olmak istediğimiz yeri tanımlayamayız. Sanki nerede değilsek orada mutlu olacakmışız gibi gelir. İşte böyle bir zamanımda, kitaplığıma dahil olmuş ve bir solukta okumuştum. Küçücük bir kitap gibi görünebilir, yalnızca 95 sayfadır ama, okuyunca hemen hemen herkesinden kendinden bir şeyler bulabildiği nadir kitaplardan da biridir benim gözümde. Çok fazla övüp de beklentileri yükseltmek değil niyetim. Okuyalı epey zaman geçmesine rağmen benim için ifade ettikleri hâlâ böyle sıcacık kalmış olacak ki içimde, listeye ekler eklemez bu cümleler dökülüverdi parmaklarımdan.

Ya biz her şeyden, hepsinden daha uzaktaysak bunların? Bir tepenin üzerinde, oturduğumuz kayadan sarkıttığımız ayaklarımızın altındaki manzarayı seyrediyor; mevsimlerden en soğuğunda ıssız denizin beyaz köpüklerini çiğniyor, dalgalarını dinliyor, kendi yaktığımız ateşte ısınıyorsak; derin bir ormanda, biz ormanın içinden geçerken, orman da bizim içimizden geçiyorsa ve bunların hepsi son model bir arabaya binmekten daha çok keyif veriyorsa bize, var mıdır bize de yaşamak için bir yer, bu yeryüzü kabuğu üzerinde?

Yer kabukta kendimize nokta kadar da olsa yaşayacak bir yer bulamadığımız zamanlarda, insan bir şeyler arar. Tutunacak bir dal, kendini bulabileceği bir söz, herhangi bir şey. Ne zaman ki "orada öylece durup, elinden geldiği kadarıyla bir insanı oynamaya koyulur" insan; bazen her şeyi ama her şeyi bırakıp, daha önce hiç olmadığı bir yerde, dupduru bir başlangıç yapmak ister. Bazen sadece hayalinde bile olsa...

Yüce Dağ Başında Bir Arkadaşla

Önceden de oldu yüce anlarım.
Bir kez geceleyin parkta yürüken,
yağmur altında, güzün.
Bir kez çöl ortasında, yıldızlar altında,
ekseni üzerinde dönen
yeryuvarına döndüğüm gün.
Kimileyin düşünürken,
sadece düşünüp tartarken olan biteni.
Ama hep yalnız.
Kendi başıma.
Bu kez yalnız değilim.
Yüce dağ başında bir arkadaş vardı yanımda.
Natalie.
Bir şey yok, hiçbir şey yok bundan üstün.
Ömrümce görmezsem de bir daha,
eh diyebilirim yine de,
Bir kez orada bulundum.
Dahası da var elbet, ama bu konuda
anlatmak istediklerimin hepsi bu kadar
sanırım. "Dahası" dediğim, bundan
sonra olup bitenler, olup duranlar...
Hayatımız boyunca durup düşününce aklımıza bile gelmeyen binlerce anı biriktiriyoruz. Bir çoğu daha gün bitmeden silinip gitse de aklımızdan, bazıları öyle kalıcı oluyor ki, onu anımsatan en ufak bir şeyde, bir kokuda, bir tınıda, ne bileyim, ufacık bir şeyde açığa çıkıveriyor saklandığı yerden. Sanki hep orada pusuda beklermiş gibi. Bir arkadaş edinirsiniz, günler, haftalar geçirirsiniz birlikte, olmadık işler açarsınız başınıza, anıya dönüşür hepsi, birlikte anlatır eğlenirsiniz. Sanki bu hep böyle gidecek gibidir. Hep böyle birbirinizin hayatında olacakmışsınız gibi. Ama bazen işler böyle yürümüyor. Bir bakıyorsunuz o günler uzun uzun yılların gölgesinde kalmış, o kişi sadece puslu bir anı olarak varlığını sürdürüyor zihninizde. "Ömrümce görmezsem de bir daha, eh diyebilirim yine de, bir kez orada bulundum." dediğiniz şeylere dönüşmüyor mu sonra sonra birçok şey. Bir kez orada bulundum... Yıllar geçip de bir gün ufacık bir kağıt parçasında o anılar canlanıyor, sanki tutunmaya çalışıyor size.

Nereden nereye geldim. Bu kitap bana bir kitabı anımsatıyor ki muhtemelen bir sonraki durağımız da kendisi olacak: Çavdar Tarlasında Çocuklar

Okuyan herkese çok teşekkür ederim. Bir sonraki gün görüşmek üzere.


Görsel Kaynak 1 2
Authors get paid when people like you upvote their post.
If you enjoyed what you read here, create your account today and start earning FREE STEEM!
STEEMKR.COM IS SPONSORED BY
ADVERTISEMENT
Sort Order:  trending

12 gündür hiç bırakmadığın ve böyle güzel yazdığın için tebrik ediyorum seni. Ursula'yı çok geç tanıdım. Yazarın en son Karanlığın Sol Eli isimli eserini okuyup anlatmak istediklerini alıp çok sevmiştim. Fırsatını bulursam tamamlamayı bekleyen bir serisi var. Bahsetmiş olduğun Her Yerden Çok Uzakta alınacaklar listemde ekli. Yüce Dağ Başında Bir Arkadaşla kitabını ilk kez şimdi sayende duydum. Bir köşeye not aldım.

Bir kaç ay önce Holden ile keyifli bir yolculuk yapmış birisi olarak, sonraki durağın olan Çavdar Tarlasında Çocuklar'ı çok merak ediyorum.

·

sonunda 2 birbirine çok benzeyen insan bir araya geldi :D kitap, hayvan ve film(sever)ler...

Güzel bir yazı olmuş @neokuduk hocam elinize sağlık.

her yerden çok uzakta'yı gördüğüm için çok sevindim:)
o da tıpkı çavdar tarlasında çocuklar gibiydi benim için.
sanki ikisindeki çocuk paralel evrende farklı hayatlar yaşıyor..

bu arada kutlarım ben yapamazdım her gün böyle yazabilmek büyük başarı bana göre👌

Merhaba,

Yazınız C² ekibi değerlendirmesi ile Trliste kürasyon kuyruğu tarafından oylanmıştır.


Kürasyon kuyruğuna katılarak Steemit'te Türkçe yazılara siz de destek olabilirsiniz.

Sevgiler @trliste


Bu yazı Curation Collective Discord Sunucusunda küratörlere önerilmiş ve manuel inceleme sonrasında @c-squared topluluk hesabından oy ve resteem almıştır.
This post was shared in the #turkish-curation channel in the Curation Collective Discord community for curators, and upvoted and resteemed by the @c-squared community account after manual review.
@c-squared runs a community witness. Please consider using one of your witness votes on us here