Yaratıcılık 102 : Yaratıcı İnsanların Ortak Özellikleri, Bölüm 1

2년 전
in tr

İşlerim dolayısıyla biraz aksamalı ve aralıklı da olsa sakin sakin ilerlediğimiz yaratıcılık serisine yaratıcılığın ardından yaratıcı insanı tanımlamaya başlayarak devam ediyoruz. Ancak bu tanımı teorik olarak yapmak yerine yapılan araştırmalardan derleyip toplayıp yaratıcı insanların ortak özelliklerine bakarak yapalım istiyorum. Mesleğim gereği yaratıcılıkla ilgili özellikle bilimsel araştırmaları çok fazla okumaya, araştırmaya çalışıyorum ve yıllar içinde aldığım notlardan, tanıdığım yaratıcı insanlarda gözlemlediğim ortak noktaları derlemeye çalışacağım. Bu maddeleri de hem sıkıcı olmasın dolayısıyla okunsun istediğim hem de üzerine düşünmeye konuşmaya fırsatımız olsun diye birden fazla yazıda, her yazıda bir kaç madde üzerine eğilerek yazacağım. Bu noktada hepsini bir kerede okumak isteyenler için bir süre bekleyip biriktirmelerini öneririm. Bu ufak hatırlatmayı da yaptığımıza göre asıl meselemize dönüp, konuya giriş yapabiliriz sanırım. Bugünkü bölümün konusu ise hayaller! 😊

1. Yaratıcı insan hayal kurar...

Hadi canım! Ne kadar da bilmediğiniz bir yerden girdim değil mi konuya? 😃Konu yaratıcılık olduğunda hayal kurmaktan bahsetmemek olmaz elbette ama bu konuyla ilgili özellikle tanıştığım gençlerde büyük bir yanlı anlaşılma var. Her hayal, hayal kurmak demek değildir. Gelecekte büyük bir çiftlikte yaşayacağınızı, atlarla koşturacağınızı hayal etmek yaratıcılık tanımları içinde bahsettiğimiz hayal kurma ile aynı şey değil. Yaratıcı insanların hayalleri olmak istedikleri, yaşamak ya da deneyimlemek istedikleri şeylerin dışında herhangi bir şey hakkında "Ya ... olsaydı..." şeklinde kalıplaştırabileceğimiz hayaller olur genelde. Bundan 3 - 3.500 yıl kadar önce göç etmekte zorlanan ilk insanlardan biri muhtemelen "Ya yükümüzü ve hareketimizi kolaylaştıracak bir şey olsaydı" diye düşünmeye başladı ve tekerleği icat etti. Belki de garip şekilli taşları sürüklemeye çalışırken "Ya bu taşın köşeleri olmasaydı" diye düşündü. Hangi önermeyle yola çıktığını bilemesek de onlarca yıldır göç eden insanların arasında bunu düşündü ve bugün bile hayatımızın pek çok alanında kullanılan yuvarlak kavramını ve tekerleği icat etmiş oldu. Bunu yaparken amacı insanlık tarihini değiştirmek değildi elbette. Kim bilir belki de taşımaktan yorulduğu çocuğunu ya da hayvan derilerini artık taşımak istememişti. Aynı şeyi isteyen ve hatta hayal eden pek çok insan arasından biri ya da bir kaçı bunu gerçekleştirdi ki bu da bizi yaratıcı insanların ortak özelliklerindeki ikinci maddeye götürüyor.

2. Yaratıcı insan hayalinin peşine düşer...

İş hayal kurmakla bitseydi dünyanın en yaratıcı insanlarının biz Türkler olduğunu söyleyebilirdik. Çevrenizdeki insanları düşünün hemen herkesin ne kadar çok fikri, hayali var değil mi? Cafelerde, kahvelerde "Merhaba!" dediğiniz anda herhangi bir konu hakkında onlarca fikri olan, koca koca hayallerinden bahseden insanlar bulabilirsiniz. Az önce dedik ya her hayal, yaratıcı insanı işaret etmez diye, aynı şekilde hayalin peşine düşmemek de önemli göstergelerden biri. Nörobilimle ilgili olabildiğince çok okumaya çalışıyorum ve henüz tam karşılayan bir kanıtını bulamadım ama yılların gözleminden çıkardığım bir sonuç yaratıcı insanlarda inanılmaz bir tutku var. Dünyanın -bana göre- en saçma şeyinin peşine düşüp aylarca, yıllarca uğraşıp kafasındaki hayali gerçekleştiren insanlar tanıdım ve hemen hepsi o şey hakkında nasıl da yanıldığımı gösterdi. Eğer yaratıcı bir insansanız aklınızdaki bir görüntünün, sesin, fikrin peşinden koşmak için yanıp tutuşuyorsunuz ve bunun için zaman, emek ve hatta para harcıyorsunuz demektir. Eğer yaratıcı olduğunuz halde bunu yapmıyorsanız ya o fikir ya da hayal için yeteri kadar tutkunuz yok, ya da daha sonra değineceğimiz yaratıcılık süreçlerinden geçiyorsunuz demektir.

Burada konuyla dolaylı olarak bağlantısı olan bir konuya girmek istiyorum, korku. Bizimki gibi toplumun birey ve bireyin hayatı üzerinde önemli etkisi olan ülkelerde yaratıcılığın çok gelişmemesinin nedenidir korku. Çocukluktan itibaren yaratıcılığın en önemli temeli olan farklı düşünmenin bastırılmasıyla başlayan süreç ilerleyen dönemlerde fikirlere, hayallere "Saçmalama!" tepkileriyle devam eder. Bir süre sonra düşünmekten, hayal kurmaktan ve en önemlisi hayalin peşine düşmekten kaçan insanlara dönüşürüz. Çünkü toplum tarafından dışlanmak, yadırganmak, başarısız atfedilmek bizi korkutur. Tüm bu faktörler de yaratıcılığı ya da en azından yaratıcı motivasyonunu düşürür ama gene de yaratıcı bir insansanız başka şansınız yok, er ya da geç gene peşine düşersiniz.


Peki ya siz?

Hayal kurar mısınız? Ne tarz hayaller kurarsınız?
Hayallerinizin peşine düşer misiniz?
Hayallerinizin, fikirlerinizin peşine düşmenizi engelleyen şeyler nedir?
Aklınıza bir fikir geldiğinde ilk neyden korkarsınız?

cover source : freepik

Authors get paid when people like you upvote their post.
If you enjoyed what you read here, create your account today and start earning FREE STEEM!
STEEMKR.COM IS SPONSORED BY
ADVERTISEMENT
Sort Order:  trending

Congratulations! This post has been upvoted from the communal account, @minnowsupport, by punky from the Minnow Support Project. It's a witness project run by aggroed, ausbitbank, teamsteem, theprophet0, someguy123, neoxian, followbtcnews, and netuoso. The goal is to help Steemit grow by supporting Minnows. Please find us at the Peace, Abundance, and Liberty Network (PALnet) Discord Channel. It's a completely public and open space to all members of the Steemit community who voluntarily choose to be there.

If you would like to delegate to the Minnow Support Project you can do so by clicking on the following links: 50SP, 100SP, 250SP, 500SP, 1000SP, 5000SP.
Be sure to leave at least 50SP undelegated on your account.

Öncelikle paylaşımından memnun kalmadım. Game of thrones bekler gibi bekliyorum. Tam gaza gelip hayatımla ilgili karar vereceğim. Hooop bitti. Haftaya bir daha gel... Sanırım biriktirme teklifini değerlendirmeliydim.

Gelelim sorduğun sorulara;
Oturup hayal kurmam ama kendimi hayal kurarken sıkça yakalarım. Hayallerim genelde potansiyel elde edebileceğim şeyleri nelere dönüştürebileceğim üzerine olur. Bazen fantastikleşebiliyor :)

Hayallerimin peşine düşer ve sonra vazgeçerim. Benden bağımsız değişkenlerin önüme birkaç kez üst üste geçmesi psikolojik savaşı kaybettiğim anlamına gelir. Başardığım olursa haber vereceğim :)

İnsan - para ve bunlarla türetilebilen envai çeşit sorun.

Son soruna verebilecek cevabım yok açıkçası. komik duruma düşmek vs gibi kaygılarım yok. Sadece çok uğraş verdikten sonra başaramamaktan korkuyorum. Hatta bu durum epey canımı sıkıyor.

·

Memnun kalmamakta haklısın ama tüm maddeleri bu yazıya her birine değine değine toplasaydım kimse okumayacaktı muhtemelen. Hem benim için hem de sizin için kolaylaştırıcı bir yöntem gibi düşünelim bunu. Hem zaten haftada bir yayın olmayacak yarın İngilizce'si sonraki gün yeni yazı gelecek. Bir aksilik olmazsa tabii. Sonuçta benim de işimle ilgilenmem çalışmam gerekiyor. Yaratıcılık kendi başına para kazandırmıyor pek :D

Aslında "kendimi yakalarım" dediğin şey çok doğru. İçgüdü gibi kendiliğinden oluyor genelde. Belki listeye bunu da eklemeliyiz "içgüdüsel". Gerçekten de yaratıcı insanların çoğunda mantıksal değil içgüdüsel bir işleyiş var. Ne kadar geliştirmek için tekniklere, yapılabileceklere değineceksek de gene harekete geçme hali hep içgüdüsel kalıyor. Arada fantastikleşip uçmak da iyidir, ferahlatır :)

Vazgeçme kısmından da ben memnun kalmadım. Bunun üzerine ayrıca yazarız, konuşuruz ama onca lafın özeti "inanıyorsan, istiyorsan vazgeçme" olacak. Şimdilik bunu söylemekle yetiniyorum :)

Başaramama korkusu bize işte toplum tarafından getirilmiş bir şey. Başladığımız her şeyi başarmamız gerekiyormuş gibi bir algımız var. Oysa çok güzel bir laf var bununla ilgili :

Sometimes you win, sometimes you learn.

Bir şeyler öğrenmeden de başarı dediğimiz şey her ne ise onun olma ihtimali yok zaten ;)

·
·

Hem benim için hem de sizin için kolaylaştırıcı bir yöntem gibi düşünelim bunu.

Hocam izin verirseniz iki dakika bencillik edecektim :)


Pes etme konusuna gelirsek. Aslında benimki biraz daha farklı. Benimki kolay pes etme denemez. Öğreniyorum ve tekrar deniyorum. Vazgeçtiğim nokta konuyla bağımsız oluyor. Kendime kızma gibi düşün. Belki de hakketmediğime inanıyorum bilemedim :) fakat son sohbetini ettiğimiz konuyu hatırlarsan bugün yeni bir deneme sürecine giriyorum. Bakalım yeterince öğrenmiş miyim :D

Ayrıca çok güzel bir seri olacak sanıyorum. Merakla beklediğimi belirtmek isterim :)